İstenmeyen Yılbaşı Kilolarını Engellemek için 8 İpucu

Yılbaşı yaklaşıyor. Pek çoğumuz kutlamalara, şirket yemeklerine ve büyük aile yemeklerine katılacağız. Bu eğlenceli aktiviteler, eğer dikkat etmezsen kısa sürede göbekte depolanan yağlara dönüşebilir. Ancak bu, herkesin kaderi olmak zorunda değil. Birkaç akıllı strateji ile eğlenceden bir şey kaçırmadan kontrolü elinde tutabilirsin. O zaman çok geç olmadan bu zararı minimuma indirmen için önerilerimizi paylaşalım.

1) Nereye Gidersen Git, Aç Gitme

Menüleri sağlıklı gıdalardan hazırlamak, genelde şirketlerin ve ailenin yetenekli aşçılarının maalesef ilk önceliği değil. Aşçıların önceliği, optimize edilen besin değeri ve kalori içeriğinden çok; çeşitlilik ve lezzet. Bu tuzağa hazırlıksız yakalanmamalısın. Seni duyuyoruz, “Gitmişken yememek ayıp olur.” diyorsun. Bunun çözümü kolay, sadece biraz planlı olacaksın.

“Gün içinde iyice acıkayım da orada nasıl olsa çok yiyeceğim, kaloriler dengelensin” demek, facia için zemin hazırlar ve tahmin ettiğinden çok daha fazla kaloriyi hızlıca almana sebep olabilir. Aç kaldıkça kan şekerin düşer, vücudun şeker seviyesini en hızlı yükseltebilecek gıdalar arar (ki bu da genellikle basit karbonhidratlar olur) ve yemeğe oturduğunda da bu sağlıksız gıdaları yeme eğilimin artar. Bu yüzden gün içinde öğün atlama, kahvaltını ve öğle yemeğini güçlü yap. Protein ve lifli gıdaları tercih et. Gitmeden önce de besin değeri yüksek ve seni tok tutacak bir şeyler atıştır. Örneğin, bir miktar ceviz ve badem ya da içine meyve dilimlediğin bir miktar yoğurt gibi. Eğer hiçbir şey yemediysen gider gitmez iki bardak su içip mideni doldur. Bütün bunlar daha az aç hissetmene ve kontrolü elinde tutmana yardımcı olacaktır.

2) Karbonhidratlar Yerine Önce Protein ve Sebzelerden Başla

Basit karbonhidrat miktarı yoğun yiyecek ve içecekler (beyaz ekmek, kola, cips, tatlılar vs.) kan şekerini hızla değiştirerek daha fazla yemene sebep olur. Onun yerine kan şekeri üzerinde fazla etkisi olmayan ve doygunluk hissi sağlayan proteinler ve sebzeleri tercih et.

3) Hayır Demeyi Öğren

Bizim kültürümüzde misafiri karnı ağrıyana kadar ısrarla yedirmek bulunur. Nazik bir şekilde doyduğunu belirtmeyi ve hayır demeyi öğrenmelisin. Baktın ısrar devam ediyor, o zaman “En azından biraz ara vereyim sonra devam ederim” deyip dikkati dağıtmayı deneyebilir veya tabağına az bir şey alıp onu yemek yerine muhabbete devam edebilirsin. Bazen böyle taktikler gerekli olabiliyor.

4) Yemek Dışında İlgileneceğin Şeyler Bul

Gittiğin yerde yemek dışında yapacak başka şeyler de olmalı. İnsanlar ile sohbet et, dans et, dikkatini yemekten uzaklaştır. Elinde sürekli bir bardak su bulundur, farkında olmadan sık sık yudumlar alacaksın.

5) Yemeği Yavaş Yavaş Ye

Kimse önünden yemeği kaçırmayacak merak etme. Yemeği nefes almadan hızlı hızlı yiyerek kısa sürede mideni doldurmaya çalışmak yerine küçük lokmalar ile iyice çiğneyerek yemen, doygunluk hissinin daha erken oluşmasını ve dolayısıyla toplam tükettiğin kalorilerin daha az olmasını sağlar. Bunun için de her lokmadan sonra yanında oturan kişi ile bir süre sohbet edebilir, bir yudum su içebilir veya lokmalar arasında çatalı bıçağı tabağın yanına düzgünce koymayı deneyebilirsin.

6) Açık Büfenin Esiri Olma

Eğer yemek açık büfe şeklinde sunulmuşsa en küçük boy tabak kullan ve tabağı ağzına kadar doldurma. Mümkün olduğunca en basit formdaki gıdaları (sebzeler, meyveler, ızgara et veya tavuk vb.) tercih edip; soslu, yağlı ve tatlı yiyeceklerden uzak dur.

Küçük tabaklar, aslında daha az miktarda yemek ile daha hızlı doygunluk hissine ulaşmayı sağlar. Algı ile ilgili bazı ilginç araştırmalar göstermiştir ki beyin, büyük tabaklardaki beyaz renkli boş bölümleri tabakta daha az yemek bulunduğu şeklinde algılar. Daha küçük tabakta aynı miktarda yemek alındığında, küçük tabaklardaki bu beyaz kısım doğal olarak daha küçük miktarda olmakla birlikte hissedilen doygunluk seviyesi daha yüksek olacaktır.

7) Alkolden Uzak Dur

Protein ve karbonhidratlar gram başına 4 kalori içerirken, alkollü içkiler 7 kalori içerir ve fark etmeden fazla miktarda tüketmesi de çok kolaydır. Ayrıca alkol, vücut tarafından zehirli bir madde olarak algılanır ve vücuttan atılması öncelik haline getirilir. Bu da alkolün vücuda alındığı andan itibaren vücuttaki yağ yakım sürecini neredeyse tamamen durdurur. Tüketilen alkol miktarına bağlı olarak bu süreç saatler sürebilir.

Bu zehirli maddeyi vücuttan atmaya çalışan sistem zorunlu olarak suyu kullanır ve bu da vücutta dehidrasyona yol açar. Yani problem başka bir problemi doğurur. Bu yüzden daha da fazla su içmen gerekir.

Ayrıca alkol bir tür şekerdir, ancak vücut bunu verimli olarak enerji üretmek için kullanamaz ve yağa dönüştürüp depolama eğilimine girer.

Ayrıca alkol tükettikçe kendini kontrol edebilme yeteneğin de azalır. Kan şekerinde ani oynamalar, daha fazla gıda tüketme isteği oluşturur. Gece içkilerinden sonra nasıl karnın acıktığını herkes bilir.

Yeteri kadar fikir sahibi olmuşsundur diye tahmin ediyoruz. O yüzden en iyisi suyu ve sodayı tercih etmek. Ama eğer karşı koyamayıp mutlaka içeceksen de sana aklında tutman gereken birkaç nokta var. Kırmızı şarap; votka, viski, cin vb. gibi diğer içkilere oranla daha az kalori içerir. Kırmızı şarabın 100ml.’lik bir bardağında yaklaşık 80 kalori bulunur. Kıyaslamak gerekirse cinin, viskinin ve votkanın 100ml.’sinde ise yaklaşık 230 kalori bulunur (İçkinin hacmindeki alkol oranına bağlı olarak daha fazla ya da az da olabilir). Bu içkileri bir de meyve suyuyla karıştırıyorsan (ki meyve suları saf şeker yüklü içeceklerdir) vücuduna kaç kalori aldığını da tahmin edebiliyorsundur.

8) Egzersizi Aksatma

Özellikle sabah erkenden yapılan egzersiz, günün geri kalanında daha sağlıklı seçimler yapmanı sağlar. Yapılan araştırmalarda günün ilk saatlerinde egzersiz yapan kişilerin hem günün geri kalanında daha fazla hareket ettikleri, hem de leziz yemek fotoğraflarına daha az tepki verdikleri görülmüştür. Zamanım yok deme, 15 dakika ip atlasan ya da koşsan bile fark yaratacaktır.

Son olarak, eğer yemeği çok kaçırmışsan ve ertesi gün göbeğini davul gibi şişmiş bulursan panikleme. Eğer normalde sağlıklı ve özellikle düşük karbonhidrat ile beslenen biri isen bunun olması çok normal. Vücudun diğer günlere oranla çok yüksek seviyede karbonhidrat bulduğu için hemen onu enerji olarak depolamaya çalışır. Bunun için de glikojene çevirip su ile beraber vücutta tutar. Bu da doğal olarak vücudunu şişkin gösterir. Ama bu durum sen normal beslenme ve egzersizine döndüğünde birkaç gün içinde eski seviyesine inecektir, şüphen olmasın.

Bu stratejiler hem bu günlerde amaçlarından çok uzaklaşmamanı, hem de suçluluk duymadan böyle özel günlerden keyif almanı sağlayacaktır. Herkese iyi, eğlenceli ve sevdikleriyle geçirecekleri bir tatil dönemi diliyoruz.

Etiketler:, ,


PAYLAŞ

YORUM YAP

İşaretli alanların doğru doldurulduğuna emin olunuz.

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

Haftalık güncel içerikleri takip etmek için e-bültenimize üye olabilirsin.

GÖNDER