Meyvelerdeki Şekerle Abur Cuburdaki Şeker Aynı Mıdır?

Sağlığın için meyvelerde bulunan şekerle, hamur işlerinde bulunan şekerin arasında nasıl farklılıklar olduğunu bilmen gerekir. Tüm şekerler aynı mıdır? Etkileri nasıldır? Hadi gel bu soruların cevabını birlikte bulalım.

Son günlerde yapılan araştırmalarda, şekerli, işlenmiş gıdalarla sürdürülen beslenmenin kalp rahatsızlıkları riskini iki katına çıkardığı belirlenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü, gün boyu aldığımız kalorilerin sadece %5’inin şeker kaynaklı olması durumu ile (Daha önce bu oranı %10 olarak belirlemişti.) çok daha sağlıklı bir yaşam süreceğimizi belirtiyor. Bu sınırlamayı yaparken şekerli besin olarak sadece tatlıları değil, ketçap gibi işlenmiş gıdaları da düşünebilirsin.

Gelelim tüm şekerlerin aynı olup olmadığına. Bu konuda bazı sağlık kampları, -eğer doğru oranda protein ve yağ alırsan, bedenine uygun kalori alırsan, şekerin portakaldan veya bir poşet tatlı abur cuburdan geldiğinin bir önemi yok- diyor.

Peki bu görüş doğru mu?

Bu durumu iki farklı şekilde değerlendirmek gerekir; İlk olarak kilona ve vücudundaki yağ oranına olan etkisi, ikinci olarak ise sağlığına (Metabolik problemler ve kanser riskleri.) olan etkisi.

Bu konudaki şaşırtıcı gerçek, şekerin bir kez kanına girdikten sonra nereden geldiğinin hiçbir öneminin olmadığıdır.  Çünkü kaynağı ne olursa olsun vücut, kandan şekeri toplayıp kaslara ve yağ katmanlarına depolamakta görev alan, insülin hormonunu salgılar. Fakat şekerin kaynağının ne olduğu, asıl şeker henüz damarlarına girmeden önce hala bağırsaklarındayken önemlidir.

Meyve ve sebzelerdeki şekerle, abur cuburlardaki şekeri değerlendirecek olursak; Meyve ve sebzelerdeki fiber, şekerin kana karışımını yavaşlatarak metabolizmanı dengeler. Abur cuburla alınan şeker ise bir seferde ve hızla kanına karışır. Aynı oranda insülin salgısı da çok fazladır, dolayısıyla daha fazla şeker, yağ olarak depolanır. Ayrıca kan şekerin kronik seviyeye geldiğinde, yağ yakımı durur veya çok yavaşlar. Böylelikle bedenindeki proteinler ekstra şekere bulanır, hızlı yaşlanmana ve damar sertleşmesine sebep olur.

Sonuç olarak baktığımızda ise konuya en uygun örneği; kilolarca portakal yediğini düşünerek verebiliriz. Bu tüketim, vücudundaki kan şekeri seviyesini en üst boyuta taşır ama bu seviyeye çıkması biraz zaman alabilir. Abur cubur tükettiğinde ise bu seviyeye ulaşman, kilolarca portakal yediğin süreden çok daha hızlı olur ve bu durumun sağlığın üzerindeki etkisi de bir o kadar risk taşır. Bu örneklerden yola çıkarak sana verebileceğimiz en önemli tavsiye; abur cubur tüketimini minimum seviyeye indirmen olabilir.

Sağlıklı günler.



PAYLAŞ
6 YORUM
Ayşe Ökten | 17 Şubat 2016, 22:20 - Cevapla

Bunlara ilaveten başka bir parametre daha var,şekerin fruktoz ya da sakkaroz oluşu.Sakkaroz insülin salgılanmasına sebep olur ama fruktoz insülin salgılatmaz direk kana karıştığı için karaciğerde yağlanmaya sebep olur. Kanser hücreleri için her ikisi de aynı besleyiciliktedir. Her ikisi de vücutta asit ortam yaratır. Asit vücut zayıflayamaz, keza fazla insülin salgısı da yine vücuda yağ depola emrini verdiğinden,zayıflama olmaz. Fruktoz-sakkaroz karışımı olan pastahanelerin glaze olarak çukulataya katarak kullandığı, paketlenmiş tüm tatlı gıdalarda kullanılan glikoz şuruplarından ise hiç bahsetmeyelim,onlardan daha zararlı,metabolizma bozucu bir madde daha varsa o da belki msg.dir.

    Aydın Antmen | 23 Şubat 2016, 15:56 - Cevapla

    MSG (Monosodyum Glutamat) ‘ın metabolizma üzerinde zararlı bir etkisinin kanıtlandığı herhangi bir bilimsel araştırma bulunmamaktadır. Elbette mümkün olduğu kadar uzak duralım yalnız doğrusunu da bilelim.

İnci Özmen | 18 Şubat 2016, 23:55 - Cevapla

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.

Hakan YALÇINKAYA | 19 Şubat 2016, 08:13 - Cevapla

Bir katkıda ben yapayım. Doğada ve vücudumuzda , tuz, ısı, basınç, azot gibi dengeler vardır. Ancak şeker dengesi yoktur. Bu nedenle vücut saf şekeri dengelemekte zorluk çeker. Şekerin mazisi 60-70 yıldır. Endüstrisi de masum değildir.

AYDIN KAYA | 19 Şubat 2016, 09:35 - Cevapla

abur cubur tüketimini minimum değil tümüyle hayatınızdan çıkarın dünya düzenini öyle bir kurmuşlar ki parasına para katıyor iş adamları müsvetteleri insanları zehirliyerek.Atalarımızın 100 lerce yıl önce yediklerini yemeye çalışın her ne kadar mümkün olmasa da en azından işlenmiş, dondurulmuş içinde E katkı maddeleri olan tün gıdaları hayatınızdan çıkarın.

Payol guney | 23 Şubat 2016, 00:10 - Cevapla

Guzel bir konu ve guzel ornekler verilmis bende bir sporcu olarak azcik katkida bulunmak isterim oteden beri geleneksel beslenme anlayisimi bilgilerimiz tamamen yanlistir derinlemesine arastirirsaniz genis bilgilere ulasirsiniz bu konuda ozellikle geleneksel tatli ve yemek yapimlarinda kullandigimiz bazi maddeler yag tuz seker imal aninda cok yanlis kullaniliyor hayatimiza bir aliskanlik olarak girmis ve yerlesmis durumdadirlar. Ozellikle yanmis yaglar ve rafine tuz seker gibi maddelerin gida degilde damak tadi zararli birer damak tadi oldugunu gelecek nesillere ogretmeli ve bu sorunu kokten cozmeliyiz. Gelelim meyve ve abur cubur sekerleri arasindaki farka burda ise sunu dusunmeliyiz vucuttan cabuk olrarak once hangi sekeri kolayca atabiliriz bu cok onemli hangi seker daha hizli olarak erir ve vucuttan ter su diski olarak atilir? Tabiiki meyve sekeri bende size ve sporcuysaniz eger meyve oneririim en saglikli olarak rafine sekerlerini mumkunse evinize sokmayiniz.

YORUM YAP

İşaretli alanların doğru doldurulduğuna emin olunuz.

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

Haftalık güncel içerikleri takip etmek için e-bültenimize üye olabilirsin.

GÖNDER