Kilo Vermeye Çalışırken Yapılan En Büyük 4 Hata

Kilo vermek başlı başına zor bir iş. Bunu yapmaya çalışırken farkında olmadan yapacağın  hatalar ise en son isteyeceğin şey.  Çünkü bu durum tahmin ettiğinden çok daha sık gerçekleşiyor.

HATA 1) Alışkanlıklarına uyumlu olmayan bir diyet ile kilo vermeye çalışmak

İstatistiklere göre diyetlerin büyük çoğunluğu aslında başarısız. Sen de etrafında birkaç aylığına incelmeyi başarıp ardından yine eski haline dönen çok kişi görmüşsündür. Bu kişilerin pek çoğunun yaptığı hata, alışkanlıklarını göz önüne almadan diyet dönemi boyunca aşırı katı bir disipline girip, süre dolduğunda da “normale”geri dönmeleri.

Çünkü bahsi geçen bu diyetler,  seni sen yapan alışkanlıklarını göz önünde bulundurmuyor. Bu da yıllarca inşa ettiğin alışkanlıkları 1 ayda yıkmaya çalışmak demek. Örneğin karbonhidratlara çok düşkün bir kişi, sıfır karbonhidrat diyetine katı bir şekilde başlarsa bunun gittikçe biriken bir baskı yaratma ihtimali çok yüksek. Eğer bir diyet uygulayacaksan kendi alışkanlıklarına uygun bir tanesini seç ve kendine zaman tanı. Bundan daha iyisi bir diyet uygulamak yerine, aşamalı olarak sağlıklı seçimler yapmayı arttırdığın bir geçiş süreci olmalı.

HATA 2) Kilo vermeyi vücudu hızlıca şaşırtarak başaracağın kısa süreli bir hedef olarak görmek

“Ben biraz karbonhidrat ve yağdan keseyim, iki ayda ideal kiloma ulaşırım” diyen ne kadar çok kişi biliyoruz. Bu kişilerin ortak özellikleri hayal âleminde yaşıyor olmaları çünkü aslında o  bahsettikleri iki ay bir türlü  gelmeyecektir. Bu kişilerden bazıları hızlı bir şekilde kilo vermeye de başlayabilir ama bu sonuç çoğu zaman kalıcı olmamakta. Bu dramatik yolu seçen kişilerin yaptığı örnek bir beslenme planı şöyle olabiliyor:

Sabah: Şekersiz çay veya kahve

Öğlen: Bir çeşit lezzetsiz salata

Ara Öğün: Üç yemek kaşığı yağsız yoğurt ve beş badem

Akşam: Haşlanmış tavuk göğsü ve yeşil çay

Okuması bile sıkıcı. Bu şekilde beslenmek senin kilo vermeni sağlayabilir, ama bu asla sağlıklı bir beslenme biçimi değil. Aynı zamanda tekdüze ve yavanlığından dolayı da sürdürülebilir değil. Hızlı kilo vermen muhtemel –ki bunun önemli bir kısmı su kaybından gelirken, rezistans antrenmanları yapılmadığında kaçınılmaz olarak kas kaybı da yaşanacaktır- ama bunu sürdüremeyeceğin için hızlı bir şekilde de geri alırsın.

Bu kilo dalgalanmaları da vücut için ayrıca ciddi sağlık riskleri oluşturmakta ve hormonal sistemdeki dengesizlikler, kalp krizine kadar gidebilecek sorunlar yaratabilmektedir.

Vücudunun hem makro (yağ, karbonhidrat, lifli gıdalar, protein), hem de mikro seviyede (vitamin ve mineraller) tüm besinlere ihtiyacı var. Amaç olabilecek en hızlı şekilde ideal olduğunu düşündüğün kiloya inmek değil. Bunun sonrası da var. Önceden de belirttiğimiz gibi amaç ideal kiloyu hayat boyunca korumaya olanak verecek olan sürdürülebilir bir model yaratmak.

HATA 3) Yağsız ürünlere yönelmek

En büyük yanlış bilinenlerden birisi, yağ tüketmenin yağlanmaya sebep olacağı inanışıdır. Hâlbuki günümüzde görülen obezite ve fazla kilo probleminin temel sebebi, kan şekerinde oluşan dengesizlikler sonucunda (özellikle fazla basit karbonhidrat tüketimi dolayısıyla), pankreastan salgılanan fazla miktarda insülin hormonu sonucunda şekerin kandan alınıp hücrelerde yağ olarak depolanmasıdır. Sağlıklı yağların insülin salgılanmasına etkisi çok düşüktür.

Ayrıca marketlerde yağsız etiketiyle satılan ürünlerin pek çoğuna eksilen lezzeti artırabilmek için şeker ve türevleri eklenmekte, bu da gıdaları son derece sağlıksız bir hale getirmektedir.

Sağlıklı yağlar, hormonal sistemin düzgün çalışmasını sağlar, tokluk hissinin uzun sürmesine yardımcı olur ve kendini daha mutlu hissetmene yardımcı olur.

Ancak buradan tabii ki kilolarca yağ tüketmen gerektiği sonucunu çıkarma. Sürekli yaktığının üzerinde kalori tüketirsen, bu kalorilerin yağdan, proteinden ya da karbonhidrattan gelmiş olması hiç fark etmez.  Yağlanıp kilo alırsın. Demek istediğimiz beslenme düzeninde düzeltmeler yapmaya başlamak istiyorsan buna basit karbonhidratlardan başla. İlk aklımıza gelenler hamur işleri, bal ve reçel, beyaz ekmek, pilav ve makarna, meyve suyu, tüm şekerli içecekler ve tatlılar.

HATA 4) Sağlıklı beslenme ile kalori yönetimini karıştırmak

Gün içerisinde yediklerine bakıyorsun, çok sağlıklı görünüyor ama kilo veremiyorsun. Beyaz ekmeği bayadır tamamen kestin, meyve suyunu taze sıkılmış olsa bile içmiyorsun. Tam tahıllı gıdalar temel karbonhidrat kaynağın, proteini de sadece ızgara olarak tüketiyorsun, zeytinyağından başka yağ kullanmıyorsun hatta aldığın duyumlar üzerine kinoa bile aldın. Peki problem nerede?

Şurada: Sağlıklı gıda seçimleri yapmak demek, o gıdaların kalorilerinin olmadığı anlamına gelmiyor. İstediği kadar sağlıklı gıdalardan gelsin, ihtiyacının üzerinde kalori alırsan, bu enerji fazlası vücutta depolanır. O yüzden yapman gereken bu ikisinin kesişim kümesinde yer almak, yani doğru miktarda kaloriyi sağlıklı kaynaklardan tüketmek.

Amacın kilo vermekse bu bahsettiğimiz noktaların çok işine yarayacağını umuyoruz.

 

 



PAYLAŞ
2 YORUM
AYDIN KAYA | 8 Ağustos 2016, 15:16 - Cevapla

Bu yazı gayet mükemmel bir yazı ancak , Bal konusunda katılmıyorum reçel ve diğer basit karbonhidratlardan ayrı tutulmalıdır.Elbette Bal özellikle kaliteli olmalı ve günlük bir tatlı kaşığını geçmemek şartıyla alınmalıdır.Sabah kahvaltısında alınan balın gün boyu ve sonuna kadar enerji sağladığına şahitlik edebilirim ; )

Mehmet Ümit Erduran | 10 Ağustos 2016, 13:50 - Cevapla

Benim için çok yararlı bir uyarı oldu yarasağlayacak diet önerilerl de verir seniz memnun olurum teşekkürler iyi çalışmalar.

YORUM YAP

İşaretli alanların doğru doldurulduğuna emin olunuz.

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

Haftalık güncel içerikleri takip etmek için e-bültenimize üye olabilirsin.

GÖNDER