Şeker Hakkında Bilmen Gereken Her Şey – 2

İlk bölümde “Doğal gıda kaynaklarından gelen şeker” konusunu inceledik…

Bu ikinci bölümde ise doğal ve yapay tatlandırıcılar konusuna detaylıca bakacağız.

Sakarin, Aspartam ve Sukraloz: Bunların ortak özelliği damakta tatlı his uyandırmalarına rağmen hiç kalori içermemeleri. Laboratuvar ortamında inşa edilen bu bileşikler tek başlarına veya birçok gıdaya karıştırılmış olarak karşımıza çıkabiliyor. Yani sen bilerek ve isteyerek içeceklerine karıştırmasan bile paketlenmiş olarak satılan ürünlerin bir çoğunda kullanılıyorlar. Örneğin; o en sevdiğin protein tozunda bile bu tatlandırıcılardan birinin bulunma ihtimali çok yüksek.

Bunlarla ilgili problem, yapılan araştırmalarda çıkan büyük sonuç farkları. Bazı araştırmalarda kansere kadar gidebilen sonuçlara yol açtıkları ifade ediliyor, bazılarında ise belli bir sonuca varılamıyor. Bu tip ürünler nispeten yeni olduğu için ve araştırmalarda etkilerini ve etkileşimlerini izole edebilmek çok zor olduğu için sağlıklı bir çıkarım yapmak güç. Fakat hiç biri “doğal besin” kategorisine girmiyor, bu nedenle sana tavsiyemiz risk almaman ve bu bileşikleri fazla tüketmemen yönünde.

Stevia: Stevia aslında ayçiçeğine benzer bir bitkide doğal olarak ortaya çıkan bir şeker türü. Beyaz şekerden 200-300 kere daha tatlı olduğu, kan şekerindeki etkisinin ise daha az olduğu öne sürülüyor. Stevia’nın doğal formdaki bitkiden gelen hali, ağızda acımsı bir tat bırakıyor. Bu nedenle bizim paket halinde alıp kullandığımız versiyonu sofraya gelene kadar birçok işlemden geçerek işleniyor, o acımsı tadın azalması için de içine farklı şekerler veya maddeler katılabiliyor. Eritritol ve dekstroz bu katkı maddelerinden sadece ikisi. Yani gerçek bitkiyi alıp kullanmadığın sürece Stevia da mutasyona uğramış bir ürün haline geliyor.

Stevia’nın sağlığa etkileri konusunda henüz çok fazla araştırma bulunmamakta, bu yüzden bunun için de bir sonuca varmadan önce kapsamlı araştırmaların sonuçlarınıa beklemekte fayda var.

Agave: Agave, bir tür kaktüsten elde edilen bir şurup. Bu şurup çıkarıldıktan sonra filtreleniyor, ısıl işlemden geçiyor ve konsantre hale getiriliyor. Agavede gram başına biraz daha fazla kalori bulunmasına rağmen şekerden yaklaşık bir buçuk kat daha tatlı olduğundan daha az kullanman yetiyor, bu da toplam kaloriyi düşürüyor. Agavede az miktarda glikoz, bol miktarda fruktoz bulunuyor. Bu da kana karışmasını yavaşlatıyor. Fakat fruktozun vücutta parçalanması karaciğerde gerçekleşiyor ve fazla miktarda tüketilmesi karaciğeri aşırı çalışmaya zorlayabiliyor. Tahmin edebileceğin üzere fruktoz miktarı ne kadar yüksekse karaciğer o kadar fazla yoruluyor.

Sağlıklı kişilerin az miktarlarda tüketmesi çok riskli olmayabilir, ama en doğal formunu ve mümkünse fazla işlenmemiş versiyonunu bulmak akıllıca olacaktır.

Şekele ilgili birçok konuya değindikten sonra en temelde bilincinde olmamız gereken noktanın şu olduğunda hemfikir olduğumuzu düşünüyoruz:  Hangi kaynaktan gelirse gelsin, şeker kullanımı arttıkça bu durum vücudumuzu tehlikeye atmaya başlayabiliyor. Yediğin birçok gıdanın içinde şeker bulunduğu için farkında olmadan da fazla miktarda şeker tüketmen mümkün. Yapay tatlandırıcıların ise geçtikleri işlemlerden dolayı bambaşka sıkıntıları var.

Tüm bu nedenlerle şekerin her türünü olması gerektiği gibi, yani tatlı bir kaçamak olarak tüketmen en akıllıca karar olacaktır.



PAYLAŞ

YORUM YAP

İşaretli alanların doğru doldurulduğuna emin olunuz.

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

Haftalık güncel içerikleri takip etmek için e-bültenimize üye olabilirsin.

GÖNDER